PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Üniversitelerde Sınav Efsaneleri!


hastürk
30-11-2006, 18:11
Üniversiteyi kazandınız. Siz ilk gün okulu tanıma, arkadaşlar edinme gayreti içerisindeyken, üst sınıfta okuyan büyükler okulla ilgili efsaneleri anlatmaya başlamıştır bile. Kulağınıza gelmesi gecikmez.

Kampüs içerisinde ya da yurt odalarında başlayan muhabbetlerde hemen konular bu efsanelere getirilip, geçmişten geleceğe köprüler yeniden kurulur. Yıllardır anlatıla gelen hikayeler eskilerin dilinden 'vay be' sözcükleri arasında yenilere aktarılır. Kimi bir hocasının yaptıklarını, kimisi bir öğrencinin başından geçenleri anlatır. Bu efsanelerin en ünlüsü ODTÜ'de yaşanır. Hocanın sınavda "risk nedir?" sorusuna boş kağıt vererek, "risk işte budur"diyen öğrenci sınavdan 100 alır. Ancak bu efsane kulaktan kulağa aktarılırken, üniversiteye ve bölümlere göre değişir. Örneğin Boğaziçi Üniversitesi Resim dersinde de benzer bir efsane anlatılırı. Öğrencinin biri final sınavında iyi bir not almazsa kalacaktır. Çok iyi resim de yapamayan öğrenci, o gün sınava da geç kalır. Hoca öğrenciyi sınava alır ve konunun serbest olduğunu söyler. Zamanı az ve yeteneği de olmayan genç masanın üstüne 'Atam izindeyiz' yazılı kağıdı bırakıp çıkar. Tabii ki hocanın en yüksek notunu (100) alır. 100 alan bir başka öğrencinin macerası da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde sürmektedir. Hoca sınavda o günlerde devam eden bir davanın detaylarını verir ve sonucun ne olacağını sorar. Tabii, bütün öğrenciler sayfalarca sonuç çıkarır. Ancak bir öğrenci, kağıdını sınavın ilk dakikasında verir. Cevabı ise tek cümledir: Devam eden dava hakkında yorum yapılamaz. Haliyle 100'ü alan öğrenci odur. Bu anlatılanlar kadar söz konusu kahramanların sonları da ilginçtir. Sınav kağıdını boş vererek Risk nedir? sorusuna 'İşte risk budur' cevabını verip en yüksek notu alan öğrenci aynı cevabı bir sonraki sınavda da tekrarlayınca hocasından "Aynı şartlar altında, aynı riski iki kere almak aptallıktır!" karşılığını alır. Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde yüksek lisans eğitimi gören Sinan Kartal, üniversiteye ilk başladığı yıllar bu ve buna benzer birçok hikaye dinlediklerini belirtiyor. Aradan geçen zamana rağmen hikayelerin bugün yaşanmış gibi anlatıldığını kaydeden Kartal, kendisine de ilk dinlediği hikayenin ilginç geldiğini anlatıyor. İstanbul, Ankara ve Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin paylaşamadığı hikaye Sinan Kartal'a da şöyle anlatılmış: Sütçü İmam Üniversitesi'nde üç erkek öğrenci sabaha kadar muhabbet edip uyuya kalınca çok önemli bir dersin final sınavını kaçırır. Okula gidip dersin hocasına, "Hocam, sabah üçümüz aynı otobüsle okula geliyorduk. Otobüsün lastiği patladı. Yoldan gelen geçen olmadığı için araba bulamadık. Bundan dolayı sınava yetişemedik." diyerek, özel bir sınav yapmasını talep eder. Profesör, sorun çıkarmaz ve ertesi gün 11'de sınav yapacağını söyler. Sınav günü her bir öğrenciyi ayrı odaya alır ve hepsine aynı soruyu sorar: Arabanın hangi lastiği patlamıştı? Soru öğrencilerin ters köşe olmasını sağlarken, hocanın da zekasını ortaya koymuştur. Kırıkkale Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi Sevgi Düzgün de bu hikayelerden nasibini almış. Düzgün'e de üniversiteye başladığı ilk günlerde matematik derslerine giren hocalar anlatılmış. Anlatılanları Sevgi Düzgün'den dinleyelim: "Söylendiğine göre matematik ve istatistik derslerine giren hocaların derslerinden kalan o kadar çok kişi varmış ki, artık sınavlar şehir stadında yapılıyormuş. O günlerde bu cümleleri duyunca çok korktum. 'Bizim derslere de böyle hocalar girmez' diye dua ettim. Ancak anlatılanların sadece hikayeden ibaret olduğu bir süre sonra anlaşıldı. Çalışan bütün öğrenciler derslerden geçiyor. Ne şehir stadında sınava girenler var ne de yıllardır derslerden kalanlar."

Boş kağıt verip 100 aldı

Bu efsanelerin en meşhuru, "Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) öğretim üyelerinden birinin final sınavında 'Risk nedir?' diye tek bir soru sormasıyla başlar. Bütün öğrenciler cevap kağıdını baştan sona doldururken öğrencinin biri, sınavın ilk 10 saniyesinde boş kağıda "İşte risk budur." yazarak teslim eder. Hiçbir şey yazmadan tek bir cümleyle riski anlatan genç, sınıfın en yüksek notunu alır. Öğrenci 100 alır almasına; ama efsanenin de başlamasına sebep olmuştur. Aradan geçen yıllar, anlatılanlara her öğrencinin de katkıda bulunmasını sağlar.

GoKH@N
27-12-2006, 13:00
Acaba bu risk sorusu ne zaman soruldu_? ;D :D Yıllardır dinlediğimiz çok güzel bir öykü... ;)

MeLanChOLy
27-12-2006, 13:41
Bizim okulda yapılsaydı bu Risk alınmış olurdu emin olunki sonuç 0 dan farklı olmazdı.

GoKH@N
28-12-2006, 00:20
Walla ya ben hiç sanmıyorum öyle bi hocayla karşılaşacağımı. Milyonda bir desem yeridir... :( :(

eftelya 25 dadaşe
05-07-2007, 18:41
efsanedir efsane...

akademisyen
29-09-2007, 00:32
ilginç bir palaşım. ben de böyle bi hikaye duymuştum lisedeyken.

Öğretmen öğrencilerinden bir komposizyon yazmalarını istemiş. konusu da "tembellik".
Herkes yazmış yazıştırmış. Sadece bir öğrenci boş kağıt vermiş. sonuçlar açıklandıgında ise en yüksek notu boş kağıt veren öğrencinin aldığı görülmüş.

Gerekçe: tembellik bundan daha güzel ifade edilemez. ;)